Günlük Hayatla İlgili Hadisler

İMAN VE İSTİKAMET

 

۱- عَنْ سُفْيَانَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الثَّقَفِيِّ قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ قُلْ لِي فِي الإِسْلاَمِ قَوْلاً لاَ أَسْأَلُ عَنْهُ أَحَدًا غَيْرَكَ قَالَ أَبُو مُعَاوِيَةَ بَعْدَكَ قَالَ قُلْ آمَنْتُ بِاللَّهِ ثُمَّ اسْتَقِمْ.

 

1. Süfyan b. Abdullah es-Sekafî’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

“Ey Allah’ın Resûlü, bana İslâm’la ilgili öyle bir söz söyle ki onu senden başka (râvi Ebû Muaviye, senden sonra demiştir.) hiç kimseye sormayayım” dedim. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem:

“Allah’a iman ettim de, sonra da dosdoğru ol!” buyurdu[1].

MUHTAÇ OLMAMAK

 

۲- عَنْ أَبِي عُبَيْدٍ مَوْلَى عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَأَنْ يَحْتَزِمَ أَحَدُكُمْ حُزْمَةَ حَطَبٍ فَيَحْمِلَهَا عَلَى ظَهْرِهِ فَيَبِيعَهَا خَيْرٌ لَهُ مِنْ أَنْ يَسْأَلَ رَجُلًا يُعْطِيهِ أَوْ يَمْنَعُهُ

 

2. Abdurrahman b. Avf’ın azatlısı Ebû Ubeyd’in Ebû Hureyre’den işittiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Birinizin bir bağ odun toplaması, sonra sırtında onu taşıyarak satması, kendisi için versin vermesin bir adama el açmasından daha hayırlıdır.”[2]

  HELAL KAZANMAK

 

۳- عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّ اللَّهَ طَيِّبٌ لَا يَقْبَلُ إِلَّا الطَّيِّبَ إِنَّ اللَّهَ أَمَرَ الْمُؤْمِنِينَ بِمَا أَمَرَ بِهِ الْمُرْسَلِينَ قَالَ ( يَا أَيُّهَا الرُّسُلُ كُلُوا مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَاعْمَلُوا صَالِحًا إِنِّي بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ ) وَقَالَ ( يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ ) قَالَ ثُمَّ ذَكَرَ الرَّجُلَ يُطِيلُ السَّفَرَ أَشْعَثَ أَغْبَرَ يَمُدُّ يَدَيْهِ إِلَى السَّمَاءِ يَا رَبِّ يَا رَبِّ وَمَطْعَمُهُ حَرَامٌ وَمَلْبَسُهُ حَرَامٌ وَمَشْرَبُهُ حَرَامٌ وَغُذِّيَ بِالْحَرَامِ فَأَنَّى يُسْتَجَابُ لِذَلِكَ.

 

3. Ebû Hureyre’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Ey insanlar! Allah temizdir, temiz olandan başkasını kabul etmez. Allah müminlere peygamberlere emrettiği şeyleri emrederek; “Ey Resuller! Helal olanlardan yiyin ve salih ameller işleyin. Çünkü ben sizin yaptıklarınızı bilmekteyim.” Müminûn (23) 51 ve “Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların helal olanlarından yiyin” Bakara (2) 172 buyurmuştur.

Sonra Resûl-i Ekrem şunları söyledi:

“Bir kimse uzun bir yolculuğa çıkar. Saçları dağılmış, toz toprak içinde ellerini göğe kaldırarak; Yâ Rabbi yâ Rabbi! diye dua eder. Halbuki adamın yediği haram, içtiği haram, giydiği haramdır, haramla beslenmiştir. Böy­lesinin duası nasıl kabul edilir?”[3].

  NAMAZ KILMAK

 

٤- عَنْ يَحْيَى بْنِ يَعْمَرَ عَنْ رَجُلٍ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَوَّلُ مَا يُحَاسَبُ بِهِ الْعَبْدُ صَلاَتُهُ فَإِنْ كَانَ أَتَمَّهَا كُتِبَتْ لَهُ تَامَّةً وَإِنْ لَمْ يَكُنْ أَتَمَّهَا قَالَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ انْظُرُوا هَلْ تَجِدُونَ لِعَبْدِي مِنْ تَطَوُّعٍ فَتُكْمِلُوا بِهَا فَرِيضَتَهُ ثُمَّ الزَّكَاةُ كَذَلِكَ ثُمَّ تُؤْخَذُ الْأَعْمَالُ عَلَى حَسَبِ ذَلِكَ.

 

4. Yahya b. Ya’mer Hz. Peygamber’in bir sahabisinden rivayet ettiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Kulun kıyamet günü ilk hesaba çekileceği amel, namazıdır. Eğer namazı tam olarak kılmışsa tam olarak yazılır. Ama tam kılmamışsa, Allah azze ve celle şöyle buyurur:

“Bakın bakalım kulumun nafile namazları var mı? Onunla farzları tamamlayın.” Sonra zekata böyle bakılır, ardından diğer amelleri de bu şekilde sorgulanır.”[4]

  TAKVA KALPTEDİR

 

٥- عَنْ وَاثِلَةَ بْنِ الْأَسْقَعِ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ الْمُسْلِمُ عَلَى الْمُسْلِمِ حَرَامٌ دَمُهُ وَعِرْضُهُ وَمَالُهُ الْمُسْلِمُ أَخُو الْمُسْلِمِ لَا يَظْلِمُهُ وَلَا يَخْذُلُهُ وَالتَّقْوَى هَاهُنَا وَأَوْمَأَ بِيَدِهِ إِلَى الْقَلْبِ قَالَ وَحَسْبُ امْرِئٍ مِنَ الشَّرِّ أَنْ يَحْقِرَ أَخَاهُ الْمُسْلِمَ .

 

5. Vâsıle b. el-Eska’dan rivayet edildiğine gö­re Vâsıle Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi şöyle buyururken işitmiştir:

“Müslümanın müslümana kanı, ırzı ve malı haramdır. Müslüman, müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu yardımsız bırakmaz. –Kal­bi­ne işaret ederek- Takva buradadır. Kişiye, günah olarak din kardeşini aşağılaması yeter.”[5]

  MÜSLÜMAN HAKLARI

 

 ٦- عَنْ عَلِيٍّ رَضِي اللَّه عَنْه قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لِلْمُسْلِمِ عَلَى الْمُسْلِمِ مِنَ الْمَعْرُوفِ سِتٌّ يُسَلِّمُ عَلَيْهِ إِذَا لَقِيَهُ وَيُشَمِّتُهُ إِذَا عَطَسَ وَيَعُودُهُ إِذَا مَرِضَ وَيُجِيبُهُ إِذَا دَعَاهُ وَيَشْهَدُهُ إِذَا تُوُفِّيَ وَيُحِبُّ لَهُ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ وَيَنْصَحُ لَهُ بِالْغَيْبِ.

6. Ali radiyallahu anhden rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

Müslümanın müslüman üzerinde altı iyilik hakkı vardır. Karşılaştığı zaman ona selam ve­rir. Aksırdığında ona dua eder. Hastalan­dı­ğın­da onu ziyaret eder. Davet ettiği zaman da­vetine gider. Öldüğünde cenazesinde bulunur. Kendisi için sevdiğini onun için de sever ve yokluğunda ona karşı samimi olur.”[6]

  KARDEŞ OLMAK

 

٧- عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ إِيَّاكُمْ وَالظَّنَّ فَإِنَّ الظَّنَّ أَكْذَبُ الْحَدِيثِ لَا تَجَسَّسُوا وَلَا تَحَسَّسُوا وَلَا تَنَافَسُوا وَلَا تَنَاجَشُوا وَلَا تَدَابَرُوا وَلَا تَبَاغَضُوا وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إِخْوَانًا.

 

7. Ebû Hureyre’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Zandan sakının. Çünkü zan, sözün en yala­nıdır. Başkalarının gizli hallerini araştır­mayın, söz­lerini dinlemeyin, yarışa girmeyin, müşteri kı­zış­tırmayın. Birbirinize sırt çevirmeyin, buğz etmeyin. Ey Allah’ın kulları kardeş olun!”[7]

  HİZMETÇİYE İYİ DAVRANMAK

 

٨ - عَنْ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا جَاءَ خَادِمُ أَحَدِكُمْ بِطَعَامِهِ فَلْيَبْدَأْ بِهِ فَلْيُطْعِمْهُ أَوْ لِيُجْلِسْهُ مَعَهُ فَإِنَّهُ وَلِيَ حَرَّهُ وَدُخَانَهُ.

 

8. Abdullah b. Mesud’dan rivayet edil­diğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Sizden birinizin hizmetçisi yemeğini ge­tir­diği vakit hizmetçisinden başlasın, ona yedirsin veya yanına oturtsun. Çünkü o yemeğin sıcağına ve dumanına katlanmıştır.”[8]

  YUMUŞAK HUYLU OLMAK

 

٩- عَنْ جَرِيرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَنْ يُحْرَمِ الرِّفْقَ يُحْرَمِ الْخَيْرَ.

 

9. Cerir b. Abdullah’dan rivayet edil­di­ğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

Yumuşak davranıştan mahrum olan kişi, hayırdan mahrum olur.”[9]

  MERHAMETLİ OLMAK

 

۱٠- عَنْ زِيَادِ بْنِ عِلَاقَةَ قَالَ سَمِعْتُ جَرِيرًا يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَنْ لَا يَرْحَمْ لَا يُرْحَمْ وَمَنْ لَا يَغْفِرْ لَا يُغْفَرْ لَهُ.

 

10. Ziyad b. Ilâka’nın Cerir b. Abdullah’­dan işittiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Merhamet etmeyen, merhamet olunmaz. Bağışlamayan, bağışlanmaz.”[10].

  İYİLİK YAPMAK

 

۱۱- عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كُلُّ مَعْرُوفٍ صَدَقَةٌ وَمِنَ الْمَعْرُوفِ أَنْ تَلْقَى أَخَاكَ بِوَجْهٍ طَلْقٍ وَأَنْ تُفْرِغَ مِنْ دَلْوِكَ فِي إِنَائِهِ.

 

11. Cabir b. Abdullah’dan rivayet edildi­ği­ne göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Her iyilik sadakadır. Kardeşini güler yüzle karşılaman, kovandan onun kabına su boşaltman da iyilikten sayılır.”[11]

  SADAKANIN HAYIRLISI

 

۱۲- عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ خَيْرُ الصَّدَقَةِ مَا كَانَ عَنْ ظَهْرِ غِنًى وَابْدَأْ بِمَنْ تَعُولُ وَالْيَدُ الْعُلْيَا خَيْرٌ مِنَ الْيَدِ السُّفْلَى.

 

12. Ebû Hureyre’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

Sadakanın hayırlısı, malın fazlasından verilendir. Sadakaya geçimini üstlendiklerinden baş­la. Yüksek el, alçak elden daha hayırlıdır.”[12]

  MÜMİNE YARDIM

 

۱۳- عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَنْ نَفَّسَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ الدُّنْيَا نَفَّسَ اللَّهُ عَنْهُ كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ اللَّهُ فِي الدُّنْيَا وَاْلآخِرَةِ وَمَنْ يَسَّرَ عَلَى مُعْسِرٍ يَسَّرَ اللَّهُ عَلَيْهِ فِي الدُّنْيَا وَاْلآخِرَةِ وَاللَّهُ فِي عَوْنِ الْعَبْدِ مَا كَانَ الْعَبْدُ فِي عَوْنِ أَخِيهِ وَمَنْ سَلَكَ طَرِيقًا يَلْتَمِسُ فِيهِ عِلْمًا سَهَّلَ اللَّهُ لَهُ بِهِ طَرِيقًا إِلَى الْجَنَّةِ وَمَا اجْتَمَعَ قَوْمٌ فِي بَيْتٍ مِنْ بُيُوتِ اللَّهِ يَتْلُونَ كِتَابَ اللَّهِ وَيَتَدَارَسُونَهُ بَيْنَهُمْ إِلاّ حَفَّتْهُمُ الْمَلاَئِكَةُ وَنَزَلَتْ عَلَيْهِمُ السَّكِينَةُ وَغَشِيَتْهُمُ الرَّحْمَةُ وَذَكَرَهُمُ اللَّهُ فِيمَنْ عِنْدَهُ وَمَنْ أَبْطَأَ بِهِ عَمَلُهُ لَمْ يُسْرِعْ بِهِ نَسَبُهُ .

 

13. Ebû Hureyre’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Kim bir müminin dünya sıkıntılarından birini giderirse, Allah kıyamet günü onun sıkıntılarından birini giderir. Kim bir müslümanın günahını örtbas ederse, Allah onun dünyada ve ahirette günahını örtbas eder. Kim zor durumda olana kolaylık gösterirse, Allah da ona dünya ve ahirette kolaylık verir. Kul din kardeşinin yardımında oldukça, Allah da kulun yardımındadır. Her kim ilim öğrenmek için yola çıkarsa, Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır. Bir topluluk Allah’ın evlerinden birinde toplanır, Allah’ın kitabını okur ve onu aralarında anlamaya çalışırlarsa, melekler etraflarını sarar. Üzerlerine huzur iner, rahmet onları kaplar. Allah onları kendi katındakilere anar. Bir kimseyi ameli geri bırakırsa, nesebi onu hız­landıramaz.”[13]

  ZULME ENGEL OLMAK

 

۱٤- عَنِ الْحَسَنِ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ اُنْصُرْ أَخَاكَ ظَالِمًا أَوْ مَظْلُومًا قِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذَا أَنْصُرُهُ مَظْلُومًا فَكَيْفَ أَنْصُرُهُ إِذَا كَانَ ظَالِمًا قَالَ تَحْجُزُهُ تَمْنَعُهُ فَإِنَّ ذَلِكَ نَصْرُهُ.

 

14. Hasan’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Kardeşine zalim olsun mazlum olsun yardım et! Birisi: Ey Allah’ın Resûlü! Mazluma yardım edeyim, fakat zalime nasıl yardım edeyim? dedi. Bunun üzerine: Onu engeller, ona mâni olursun. Bu ona yardımdır” buyurdu.[14]

  İYİLİKLERİN EN ÜSTÜNÜ

 

۱٥- عَنْ سَهْلِ بْنِ مُعَاذِ بْنِ أَنَسٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنَّهُ قَالَ أَفْضَلُ الْفَضَائِلِ أَنْ تَصِلَ مَنْ قَطَعَكَ وَتُعْطِيَ مَنْ مَنَعَكَ وَتَصْفَحَ عَمَّنْ شَتَمَكَ.

 

15. Sehl b. Muaz b. Enes’in babasından rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“İyiliklerin en üstünü, seninle ilişkiyi kesene senin kesmemen, sana vermeyene senin vermen ve sana kaba konuşanı senin affetmendir.”[15]

  ALÇAK GÖNÜLLÜ OLMAK

 

۱٦- عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنَّهُ قَالَ مَا نَقَصَتْ صَدَقَةٌ مِنْ مَالٍ وَمَا زَادَ اللَّهُ رَجُلًا بِعَفْوٍ إِلَّا عِزًّا وَمَا تَوَاضَعَ أَحَدٌ لِلَّهِ إِلَّا رَفَعَهُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ .

 

16. Ebû Hureyre’den rivayet edildiğine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Sadaka, malı eksiltmez. Af sebebiyle Allah bir adamın ancak şerefini artırır. Allah için al­çak gönüllülük gösteren birini Allah yükseltir.”[16]

  KALP KATILIĞININ ÇARESİ

 

۱٧- عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ أَنَّ رَجُلًا شَكَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَسْوَةَ قَلْبِهِ فَقَالَ لَهُ إِنْ أَرَدْتَ تَلْيِينَ قَلْبِكَ فَأَطْعِمِ الْمِسْكِينَ وَامْسَحْ رَأْسَ الْيَتِيمِ .

 

17. Ebû Hureyre’den rivayet edildiğine göre adamın biri Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme kalbinin katı oluşundan şikayet et­ti. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem şöyle buyurdu:

“Kalbinin yumuşamasını istersen fakire ye­mek yedir, yetimin başını okşa!”[17]

  SAYGI VE SEVGİ

 

۱٨- عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ يَرْفَعُهُ إِلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ لَيْسَ مِنَّا مَنْ لَمْ يُوَقِّرِ الْكَبِيرَ وَيَرْحَمِ الصَّغِيرَ وَيَأْمُرْ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَى عَنِ الْمُنْكَرِ .

 

18. İbn Abbas’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

 “Büyüğe saygı göstermeyen, küçüğe merhamet etmeyen, iyiliği emredip kötülüğü engellemeyen bizden değildir.”[18]

 İNSANLARIN ARASINI DÜZELTMEK

 

۱٩- عَنْ أَسْمَاءَ بِنْتِ يَزِيدَ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ لَا يَصْلُحُ الْكَذِبُ إِلَّا فِي ثَلَاثٍ كَذِبُ الرَّجُلِ مَعَ امْرَأَتِهِ لِتَرْضَى عَنْهُ أَوْ كَذِبٌ فِي الْحَرْبِ فَإِنَّ الْحَرْبَ خَدْعَةٌ أَوْ كَذِبٌ فِي إِصْلَاحٍ بَيْنَ النَّاسِ .

 

19. Esma binti Yezid’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöy­le buyurmuştur:

Yalan söylemek, üç yerin dışında uygun olmaz: Kendisinden razı olması için adamın hanımına söylediği yalan, savaşta yalan, çünkü savaş hiledir, insanların arasını düzeltmek için yalan.”[19]

  ALLAH’IN RAZI OLDUĞU ŞEYLER

 

۲٠- عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ إِنَّ اللَّهَ كَرِهَ لَكُمْ ثَلَاثًا وَرَضِيَ لَكُمْ ثَلَاثًا رَضِيَ لَكُمْ أَنْ تَعْبُدُوهُ وَلَا تُشْرِكُوا بِهِ شَيْئًا وَأَنْ تَعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللَّهِ جَمِيعًا وَأَنْ تَنْصَحُوا لِوُلاَةِ الْأَمْرِ وَكَرِهَ لَكُمْ قِيلَ وَقَالَ وَإِضَاعَةَ الْمَالِ وَكَثْرَةَ السُّؤَالِ.

 

20. Ebû Hureyre’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

Allah sizin için üç şeyden razı olmaz, üç şeyden de razı olur. Sizin kendisine ibadet edip ona hiçbir şeyi ortak koşmamanızdan, toptan Allah’ın ipine sarılmanızdan ve iş başındaki idarecilere nasihat etmenizden razı olur. Sizin dedi kodu yapmanızdan, mal israf etmenizden ve çok soru sormanızdan razı olmaz.”[20]

  HAYIRLI YEDİ SINIF

 

۲۱- عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ سَبْعَةٌ يُظِلُّهُمُ اللَّهُ فِي ظِلِّهِ يَوْمَ لَا ظِلَّ إِلاَّ ظِلُّهُ الْإِمَامُ الْعَادِلُ وَشَابٌّ نَشَأَ بِعِبَادَةِ اللَّهِ وَرَجُلٌ قَلْبُهُ مُتَعَلِّقٌ بِالْمَسَاجِدِ وَرَجُلَانِ تَحَابَّا فِي اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ اجْتَمَعَا عَلَيْهِ وَتَفَرَّقَا عَلَيْهِ وَرَجُلٌ تَصَدَّقَ بِصَدَقَةٍ أَخْفَاهَا لَا تَعْلَمُ شِمَالُهُ مَا تُنْفِقُ يَمِينُهُ وَرَجُلٌ ذَكَرَ اللَّهَ خَالِيًا فَفَاضَتْ عَيْنَاهُ وَرَجُلٌ دَعَتْهُ ذَاتُ مَنْصِبٍ وَجَمَالٍ إِلَى نَفْسِهَا قَالَ أَنَا أَخَافُ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ .

 

21. Ebû Hureyre’den rivayet edildiğine göre Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

Yorum Yaz